10. YIL MARŞI

10. YIL MARŞI

Çıktık açık alınla on yılda her şavaştan;

On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.

Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;

Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan.

Türk’üz Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi,

Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,

Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.

Türk’üz bütün başlardan üstün olan başlarız;

Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.

Türk’üz Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi,

Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını,

Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.

Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını.

Bütün dünya öğrendi, Türklüğü saymasını.

Türk’üz Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi,

Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;

İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz;

Uyduk görüşte bilgiye, gidişte ülkeye biz;

Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.

Türk’üz Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi,

Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.

Söz : Behçet Kemal ÇAĞLAR

Faruk Nafız ÇAMLIBEL

 

Yazar : bilgeturk | Tarih : 2012/03/18 | TÜRK MARŞLARI | Yorum Yok
Tags:

FETİH MARŞI

FETİH MARŞI

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden….
Senin de destanını okuyalım ezberden…
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın…
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini…
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan….

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın…

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Yazar :

 ARİF NİHAT ASYA

Yazar : bilgeturk | Tarih : | TÜRK MARŞLARI | Yorum Yok
Tags:

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’ bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

 

Yazar : bilgeturk | Tarih : | TÜRK MARŞLARI | Yorum Yok
Tags:

RAUF DENKTAŞ

Rauf Denktaş (1924 – 2012) 
 
Rauf  Denktaş (1924 - 2012)

Sultan II. Osman Han

Sultan II. Osman Han

Babası: Sultan 1. Ahmed
Annesi: Mahfiruz Sultan
Doğum Tarihi: 3 Kasım 1604
Tahta Çıkışı: 26 Şubat 1618
Tahttan İndirildiği Tarih: 19 Mayıs 1622
Ölümü: 20 Mayıs 1622

Sultan 11. Osman, onaltıncı padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Sultan Osman genç yaşta tahta çıktığı zaman, ilk iş olarak idari görevlerde, divan üyeleri arasında değişiklik yaptı. Devlet doğuda Iran ile batıda Lehistan ile süren iki savaş arasında kalmıştı. 11. Osman gerekli düzeni kurduktan sonra, askerin itirazına rağmen, Lehistan üzerine sefere karar verdi ve sefere de şahsen katıldı. Saltanatta bulunduğu senelerde devlet Istanbul’da arka arkaya gelen tabii afetlerle uğraşmak zorunda kalmıştı 1621 de Istanbul Bedesteni’nin bir bölümü, bir sene sonra da kalan kısmı yanmıştı.

Sultan Osman’ın en önemli düşüncesi, yeniçerileri ve yeniçeri ocağını ortadan kaldırmak idi. Bunun için güvendiği görevlilerIe hazırlıklara başladı. Yerine yeni askerT bir disiplinin nasıl kurulacağı konusunda da çalışmalar yapıldı. Bu faaliyet ocaklı tarafından haber alındı ve bir takım isteklerle Sultanahmet meydanında toplanarak isyan ettiler. Padişahın kendilerini ortadan kaldıracağını anladıklarından ondan önce davranıp sarayı bastıIar. Sultan Mustafa’yı tahta geçirdiler. Reformist bir padişahı da boğarak öldürdüler.

Sultan Osman iyi yetişmiş bir şehzade idi ve devletin idaresini çok genç yaşta teslim almasına karşın, iktidar sorumluluğunu taşıyacak güçte idi. Aceleci bir yapıya ve hırçın bir karaktere sahipti. Atılgan, cesur ve akıllı idi. Devletin içinde bulunduğu durumu yakından biliyor, devletin güçlenmesinin, yapılacak reformlarla sağIanacağına inanıyordu Atalarının devlet topraklarını korumadakı başarı ve kazandıkları zaferlerden gurur duyuyordu.

Genç Osman orta yapılı, açık tenli, yakışıklı bir fiziğe ve çok kuvvetli bir bünyeye sahipti. Ruhen de çok hassastı. İyi bir şairdi ve Farisi mahlası ile şiirler yazardı.

Yazar : bilgeturk | Tarih : | OSMANLI PADİŞAHLARI | Yorum Yok
Tags:

DİN ALİMLERİ
Güncel Konular
OSMANLI PADİŞAHLARI
SELÇUKLU SULTANLARI
TARİHE YÖN VEREN FETİHLER
TÜRK BİLİM ADAMLARI
TÜRK DESTANLARI
TÜRK DEVLET ADAMLARI